invincible

this is it. efsanelerin yolu..

6/11/2009 · Kategori: müzik


Michael Joseph Jackson

ðefsanelerin yolu..


siz;
sanat satanlar, sanat alanlar, kendisine sanatçı diyenler, özgünlükten yoksun sanat çalanlar, birkaç şarkıyla sahnede bir oraya bir buraya gidenler, poz yapayım derken toz çıkaranlar, eskileri kırpık kırpık liğme edenler, yar yar diyerek beynimize işkence edenler, iki zil bir davul bilenler, bilmedikleriyle övünenler, evrensellikten uzak müzisyenler, dünyadan bihaber solistler ve ruhsuz müzik insanları.. ne yaparsanız yapın sizden bir şey olmaz sanki ama ben yine de söylemek istiyorum. herkes bu filmi izlemeli.. özellikle sahnede olan bitenin nasıl bir şey olduğunu merak edenler;  micheal Jackson sizler için bu kez de beyaz perdede..

bir sanatçının nasıl bu kadar büyük bir ekibi olur ve yine de her şeyi kendisi yapar. koreografi müzik beste söz.. çok az şarkı var kendisinin olmayan. çok az klip var dahil olmadığı başından sonuna. tek boş lafın olmadığı şarkı sözleri, duyguları dinleyicisine saygısı ve yüksek bilinçli sevgisiyle takdiri hak eden gerçek bir efsane o..

yakın zamandı bir arkadaşım anlatmıştı. kendi şarkılarını söylerken birden pili bitmiş bebek gibi eskilere dönen kadın şarkıcılardan birinin, grubuna yeni bir gitarist dahil olmuş ve gitarist şunu söylemiş “valla iki aydır çalışıyoruz kendisiyle ne sahnede ne de sahne dışında hiç konuşmadık”..nasıl yani ya.. şarkıcı gitaristi ile hiç yan yana gelmemiş. prova bile yapmamışlar hiç. var mı böyle bir şey. işte var.. zaten her şey playback. al mikrofonu eline söylermiş gibi yap olsun bitsin.  

aslında durumların hiçbir şekilde kıyaslanacak bir düzlemi yok biliyorum.  baştan aşağı sıfır çeker biz de sanat. onun için bu kaostan kurtulup micheal’a dönmek istiyorum.

bir fabrika işçisi olan babası müziğe tutku derecesinde bağlıydı ve boş zamanlarında gitar çalıyordu. micheal ve ağabeyleri sık sık babalarının kırmızı gitarını dolaptan çıkarıp o evde yokken icabına bakıyorlardı. bir gün yine aynı şeyler oldu. gitar gizlice dolaptan alındı fakat aksilik bu ya gitarın bir teli koptu. bu gece çalmaz herhalde babamız diye düşünüp dolaba koyduklarında olanlar olmuştu. işten dönen babası ve büyük bir sinirle bağırmaya başladı “gitarımı dolabımdan alan ve telini koparan kim.” çocukların yalan söyleyecek hali yoktu. James “ben” deyince madem gitarın telini kıracak kadar iyi çalıyorsun görelim bakalım deyince Jackson5 grubunun da o gece temelleri atılmış oldu.

Micheal bunu daha sonra anlayacak ve anlatacaktı. Babası kimi  zaman çocuklarını döverdi. ama sonra babasını affettiğini söylemişti micheal ve o dönem sokak çetelerinden uzak durmak için birlik içinde olmak durumundaydılar ve günde sekiz dokuz saat müzik çalışırlardı. belki bir çocuğa yapılmaması gereken şeyleri bu sebeple ondan başka kimse bu kadar güzel fark ettiremezdi. Ve 1988 yılında yazmış olduğu Moonwalk adlı otobiyografisinde şöyle diyecekti. "Beni gerçekten tanıyan herkes şunu iyi bilir ki, çocuklar hayatımdaki her şeyden önce gelir ve bir çocuğa asla zarar veremem."diyecekti.

gerçek bir müzik adamı

tam olarak 11 yaşında adımını sağlamlaştırdığı sahneler onun hislerini ve sevgisini aktarabileceği tek yerdi. müzik piyasasına getirdiği yenilikler kliplerdeki teknikler, ünlü yönetmenlerle çalışmak ve kalabalık kadrolu videolar.. uzun yıllar pop ve R&B müzik ondan soruldu. Beat İt şarkısını alkollü araba kullanmaya karşı televizyonlarda ve diğer basın-yayın organlarında yürütülen bir kampanyada kullanılmak üzere verdiğinde dönemin Amerikan Başkanı R.Reagen O’nu Beyaz Saray’a bile davet etmişti. öyle bir müzik adamıydı ki içinde birçok ünlü sanatçı tarafından seslendirilmiş parçaların yanı sıra, özellikle Beatles'a ait 200'den fazla şarkının telif hakkını bulunduran müzik şirketini satın alması da buna bir örnekti..

Micheal dansın ve müziğin olmadığı bir yeri insanlıktan da uzak buluyordu sanırım. kaldı ki ben de aynı şeyleri düşünüyorum. müziğin iyileştirici etkisiyle huzurlu olabilmek.. eskilerle birlikte  neredeyse üç dört farklı provanın “küçücük” bir bölümünü anlatan This is it, en ince detaylarıyla filmde nasıl bir müzisyen olduğunu görebiliyorsunuz. emek. zaman. özen. saygı. profesyonellik ve sevgi.. tabi film prova çekimlerini eksen alarak sürdüğü için bir “şarkı filmi” değil. zaten sesine de dikkat etmesi gerektiğinden fazla zorlamıyor şarkılarda.. aynı zamanda filmin de yönetmeni olan Kenny, provalar boyunca micheal ile yaptığı konuşmalarda ses, sesinin seviyesi ve nazik cümleleriyle özel bir hayranlığımı da daha kazandı. bunu micheal yaratmış olmalı, çünkü ona şöyle yap micheal diyecek kimse olamaz bir durum var ortada.. herkes bunu çok iyi biliyor. Kral o.. izlenmeli..

 “Her zaman insanlara hikayeler anlatmak istemişimdir; bir ateşin etrafında oturup içimden gelenleri anlatmak dinleyenlerin kafasında hayaller kurmasını sağlamak onları güldürmek ağlatmak yani kısacası duygusal olarak onları olduğu yerden alıp başka yerlere kelimelerle taşımak hep istediğim bir şeydi. Düşünün bütün büyük yazarlar ellerinde böylesi büyük bir güç tutuyorlar, inanılmaz bu! Bazen bende de yazı yazmak üzerine geliştirilmesi gereken bir yetenek olduğunu düşünüyorum çünkü şarkı sözü yazmaya benziyor. Kitap yazmak insanları etrafınıza toplayıp onlar etkilemek olağanüstü. makyajsız, kostümsüz hiçbir şey olmadan siz ve sadece sesinizle dinleyenleri oradan alıp başka yerlere götürmek dakikalarca da olsa sizin elinizde..”-Michael Jackson, Moonwalk

micheal ile tanıştığım ve dans etmeye başladığım ilk şarkıdır.~ Somebodys Watching Me.. ve mükemmeldir..

senin dünyanı,şarkılarını,dünyayı sevme biçimini,çocuklarını,ağaçlarını,hayvanlarını
büyük düşünmeni,her şeye rağmen kendini kimseden ayrı tutmamanı, insancıllığını ve ne yaptığını bilmeni seviyorum.şarkılarınla daima bizimlesin biliyorsun.

I love you Michael..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder!
Etiketler : micheal, jackson, this, is, it, efsane, kral, pop, R&B, müzik, sanat,

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki :: Sonraki »